|
KOPUZ'DAN
TA'YA BAĞLAMANIN TARİHİ
Elde ettiğim bulgulara dayanarak şunu rahatlıkla ifade
edebilirim. İskelet haline gelmiş kuru bir at kafasına,
rüzgarın etkisi ile vurulan kılların çıkarttığı ses 4000
yılı aşkın bir süredir tınlıyor. Bir ata ait olan kafa
tası iskeleti telli sazların teknelerinin at kafasını
andırır tipte olması, ilk dönemlerde tel olarak at
yelesinin ve kuyruk kıllarının kullanılması yukarıdaki
bilgilerimizi doğrulamaktadır. Dede Korkut'un çaldığı Kolca Kopuz sözünü ettiğim kafa kafatası iskeletinin bir türevidir. Kolca Kopuz perdelerin bağlanmasıyla bağlama adı alır. Perde ve tel üzerindeki tekne ve boy farkları nedeni ile bağlama ailesinin bilinen isimleri şunlardır. |

|
"Bağlama, Bulgari, Bozuk,
Hörek, İkitelli, Karadüzen, Cura, Çalgı, Saz, Çöğür, Çekü, Bombra, Dıngır, Dıngıra, Gilbut, Gumuz, Kopuz, Sarı, Takur, Tambura,
Divan."

Bağlama bu sazların genel adı olmuştur. Yukarıda saydığım kalabalık bağlama ailesi günümüzde matematiksel hesaplarla üretimi gerçekleştirilerek dört temel boya indirgenmiştir. Bunlar Divan, Tambura, Çöğür ve Curadır. Bir oda sazı olan bağkamanın toplu icralarda , profesyonellerce kullanılmaya başlanmasıyla, ihtiyaca cevap vermesi için değişiklikler gerekmiştir. Önce 9,12,17 olan perde sayısı 24e çıkarılmıştır. Tel sırası 2'den 3'e, tel sayısı ise 3'ten 7'ye çıkarılmıştır. Yüzyıllar boyunca halktan insanların tek tek yaptığı bağlamaların üretimi günümüz Anadolu'sunda bilinçli ustalar tarafından atölye ve fabrikalarda üretilmektedir. Bağlamanın evrensel müzik dünyasında yerin, almaya başlayan en gelişmiş şekli ise Ta'dır. Doğunun piyanosu diye tanımlana Ta, Bağlamanın temel boyları olan Divan'ı, Tambura'yı, Çöğür'ü ve Cura'yı bünyesinde taşıyor.
Muzaffer
ÖZDEMİR
|