|
Ne Dediler
|
|
"Sazıyla sevişen adam..." |
|
İzzet ÖZ /
MÜZİSYEN - PRODÜKTÖR |
|
|
"Bir altın saz..." |
|
Erdoğan SEVGİN /
GAZETECİ - ELEŞTİRMEN |
|
|
"Anadolu halk ozanlığı ve halk sanatçılığı dalında
bağlama en temel bir ötküdür. Şimdiye dek binlerce
bağlama ve saz ustası bağlamayı otantik kalıpları içinde
çağımıza kadar tınlattılar. Bir Muzaffer Özdemir var ki,
ben onun parmaklarında çağdaş batı aryalarının sihirli
ve sinsi iniltilerini dinlerken evrensel müzikte
devingenliğin inanılmaz aparatlarına rastladım." |
|
Aşık Mahsuni ŞERİF /
HALK OZANI |
|
|
"Sazı çalmanın ötesinde, dinletmenin ötesinde,
gerçekleştirdiği sovla seyirlik hale getiren Muzaffer'i
seyretmek ayrı bir lezzet..." |
|
Cem
KARACA / MÜZİSYEN |
|
|
"Muzaffer'i Sezen AKSU ve müzisyen arkadaşlarla
dinledik. Aramıza katıldı. Sonra 'Azınlıkta Kaldık'
oyununda çalıştı. Sahnede en çok alkışı o aldı parsayı
topluyordu. İçinde güzel bir yer var o yerle
buluştuğunda yıldızı hep parlayacak." |
|
Uğur YÜCEL /
MÜZİSYEN - OYUNCU |
|
|
"Muzaffer Özdemir ismi söylendiğinde, sanatçılığının
yanı sıra, yeni, yepyeni çalgılar icat eden, bunları
kitlelere benimsetip yeni fikirlerin doğmasını sağlayan,
yeni ufukların kapısını açan hümanist bir dost gelir
aklıma. Kendisine başarılar diler, sevgililerimi
saygılarımı sunmak isterim..." |
|
Musa EROĞLU /
HALK OZANI |
|
|
"Saz, özellikle de aşkım cura. Alamadım ve de
çalamadım. İyi ki çalamamışım. Yoksa Muzaffer'i izleyip,
dinleyince yeteneğimden kuşku duyabilirdim. Muzaffer saz
çalmıyor, hücrelerine ve genlerine yerleştirip bir vücut
olmuş, öyle oturuyor, öyle yürüyor, öyle işte söylüyor.
Sazın olanaklarını Muzaffer tez zamanda dünya aleme
kabul ettirecek..." |
|
Ali
Rıza BİNBOĞA / MÜZİSYEN |
|
|
"Muzaffer Özdemir'i ilk keşfedenlerdenim. İsminin
altına sanatçı yazmışlar.
Evet o bir sanatçı, bence dünya çapında..." |
|
Sina KOLOĞLU /
MÜZİSYEN - GAZETECİ |
|
|
"Muzaffer Özdemir gönül adamıdır. Onunun gönlüne
aklın bile aklı ermez... Şelpe tekniğiyle
enstrümanlarını farklı çalışıyla, çağdaş halk müziğine
büyük katkıları olmuştur. O, her dinlediğimde ilham
aldığım, ve benim eserlerimi çok iyi icra ettiğine
inandığım önemli bir müzisyendir. Muzaffer'i anlatmak
gerçekten çok zor. Mutlaka dinlenmesi gerek... Muzaffer
dostuma, gönül dolusu ölümsüz sevgiler..."
|
|
Ali Ekber ÇİÇEK /
HALK OZANI |
|
|
"Sitarda Ravi ŞANKAR ne ise bizim bağlamada Muzaffer
ÖZDEMİR odur. Müzik değil sadece, unutulmaz bir şov
yapıyor Muzaffer ÖZDEMİR. 10 üzerinden 40 verirsiniz
notlamak gerekse. İnanın dünya dünya olalı bağlama bu
kadar muhteşem bir virtuözite ile çalınmamıştır." |
|
Hıncal ULUÇ /
GAZETECİ - YAZAR |
|
|
"Bir bireyin görüntüsü, o kişinin eseri ortaya
çıkınca kaybolur. Sazı eline alıp çalmaya başladığında
Muzaffer Beyin görüntüsü kayboldu, değişti. Walt
Disney'in kahramanları gibi gerçek ötesi bir görüntü
ortaya çıktı. Hızı ve ritmik, beklenmedik figürler,
hareketler, müzik ile mükemmel uyum.
Nefesimi tutum şaşkın şaşkın , -başka bir boyuta gitmiş
gibi- izledim.
Yorumlamak gerekirse; felsefe tarihinde evrenin temel
oluşumunda müzik ve ritmi temel kabul eden akım ve
düşünceler vardır. Onlara göre yaşam ve varlığın özü
müziktir, ritimdir, notadır, ahenktir. Bu nasıl mümkün
sorusuna cevabı Muzaffer Beyi izlediğimde buldum. Müzik
yaparken trans halinde o "öz"ü mutlaka mükemmelliği
yakalamıştı.
Bunları düşündürdüğün için teşekkürler"
|
|
Züleyha YALÇIN
BÖBREK / Felsefe Grubu Öğretmeni |
|
|
"Sahada
Sergen, sazda Muzaffer..." |
|
Okan / Bir
dinleyici |
|
|
"Aşk
düeti, edabiyatımızda pek örneği görülmeyen bir çalışma.
Muzaffer Özdemirde yarattığı şiir bahçesinin mutlu
bahçıvanı. Başka bir benzeri olmayan..."
|
|
Cezmi Ersöz /
Yazar |
|
|
"Sazın
kalbine dokunan adam, kelimelerin kalbine de nasıl
dokunduğunu, hepimize gösterdi.Hiç denenmemişi, duru bir
içtenlikle sunuyor son kitabında Muzaffer Özdemir;
beğendiği, sevdiği şairlerin şiirlerinden bir bölümünü
alıp, kendisi tamamlıyor gönlünce o dizeleri…
Bir türkünün ilk
tınılarını duyup, türkünün özüne ihanet etmeden, gönül
sesiyle tamamlıyor her ezgiyi; her bir şairin her
dizesine bambaşka bir tat katarak.
O bilinen alçak gönüllüğü
ile ‘tamamladığı’ şiirler ya da dizeler, yepyeni bir
ırmaktan, bambaşka bir yorumla akıyor kalbimize. Sanki
Güneş'in diğer yarısını tamamlar gibi...
Kutlarım seni sazın, sözün
az bulunur ustası bu güzelim kitabın için…"
|
|
Yelda Karataş /
Şair |
|
|
GÖKKUŞAĞI
"Yanlızlığa
dayanılır da, birbaşınalığa zor… Ağlamak iş değil dört
duvara baka baka. Herkese, bir dost arayışıyla, “akşamın
iyi olsun” diyen biri olmalı. O, Muzaffer Özdemir
olmalı. Sazıyla, sempatisiyle, şiirleriyle, ustalığıyla.
Yoksa zor değil, hiç zor değil, demli çayı bardakta
karıştırıp yudumlamak doyasıya. Ama “çaya kaç şeker
alırsın” diyen biri, ne çalayım, hangi yöreden hangi
tüküyü söyleyim diyen biri, soran bir ses, çalan bir el
olmalı. O yüzden, sevgiye, umuda ve dostluğa hasret
herkese, bir tutam gökkuşağı dilerim.
Muzaffer Özdemir gibi bir
gökkuşağı…" |
|
Nihat Nikerel /
Oyuncu |
|
|
NEFES
YÜZLÜ BİR ADAM !
MUZAFFER ÖZDEMİR
"Muzaffer
Özdemir’in
kendisi de bağlaması da şaha kalkmış bir küheylan, sanki
bir “Ta” ülkesidir. “Ta” bir Anadolu
uygarlığı bahçesidir. Anadolu uygarlığı bahçesi
olmasaydı bu renkli adam Muzaffer Özdemir onu da
icat ederdi zaten!
Şelpe
yüzlü adam. Onun insan gönlü “Ta” bahçeden
okyanusa, denizlerden göğe kadar uzanan bir derviş
tadındadır. O tek başına bir orkestra, tek başına bir
müzik adamı, tek başına ama aynı zamanda çok kalabalık
bir yeryüzü insanıdır.
Armoni yüzlü güleç adam.
Onda bir arzuhal var ki, yaz yaz bitmez! Sazı ve sözüyle
bilge olmuş bir sanatçı nasıl anlatılabilir ki başka?
Muzaffer Özdemir
benim en az yirmi beş yıllık evladiyelik bir
kardeşimdir. Yıllanmayan bir aşk ve gönül ustasıdır.
Güneş yüzlü adam.
Güneş gibi aydınlık çalıyor da bağlamasını, içimizden
bir nehir akar gibi oluyoruz.
Şaman yüzlü adam.
Hayatın akordunu bozanlara, hayata ve aşka çelme
atanlara o da “şelpe” atıyor. Onun derdinin
içine Hüma kuşu kaçmıştır ve ruhunun kanat çırpması bu
yüzdendir. Muzaffer Özdemir’in gülen gözleri
geleceğin umudu, onun sazından çıkan ezgilerse çekilen
her acıya bir kanaviçe gibi işlenmiş birer ağıt
niteliği taşıyor. Öksüz ve yetim bırakılmış notaların
pir yüzlü adamı.
Her
şeyin kirlendiği ve çürüdüğü şu gaddar çağımızda
Muzaffer Özdemir dostumun müziği pas tutmuş,
duymayan kulaklara, kaybolmuş, incinmiş ruhlara, is
tutmuş yüreklere nasıl da iyi geliyor bir dinleseniz.
Anadolu kültürünü yeniden, kendince harmanlayıp, kurşuna
dizilmek istenen düşlerimizi titreten adam.
Hem
otantik hem evrensel parmakları var. Her parmağından
alev fışkırıyor.
Her
parmağı ayrı bir enstrüman.
Sözünü ve sazını muzaffer eyleyen adam.
Bir direnişçi gibi sazının onurunu sımsıkı taşıyan adam.
Kendisinden vazgeçer de sazından vazgeçmez ve müziğinden
asla taviz vermez. Sazın ve sözün zirvesi olmuş, gönül
yangınlarının sesini bize duyuran dev adam. O sizi acı
olanın kalbine mıhlar da içinizdeki pervaneyi ateşin
ellerine bırakırsınız. Dem olmuş bir sanatçı
nasıl anlatılabilir ki başka? Türkülerimizin yüzü
gülüyor o bağlamasının tellerine dokunduğu zaman.
Kırışmış ve kırlaşmış gönülleri sazıyla ütüleyip
yüreklerimize hicran ve hayret bırakan gurbet
adam. Onun türkülerini doğadaki bütün canlılar bile
duyar da, ağaçlar yeşillenir, kuşlar uçmaya başlar,
deniz bir başka gülümser, dağlar, ovalar birer ışık
olurlar. Türkülerimizin gururunu koruma altına almış,
türkülerimizin gurusu olmuş, emek yüzlü bir adam.
Muzaffer Özdemir’in
sazını dinlediğiniz zaman kendinizle, hayatınızla
yüzleşir, yüzünüzdeki maskeleri teker teker fırlatır
atarsınız.Çünkü o Anadolu uygarlığının bıkmadan nöbetini
tutan, hakikat olmuş bir şiirdir de anlayabilene!
Anadolu’nun o zengin kültürü, kendisini bize bir lütuf
olarak gönderdi. Kıymetini bilenler ne kadar da şanslı.
Hacı Bektaş soyundan gelmiştir o yüzden soyu
tükenmez ve soysuzlara en güzel cevaptır Muzaffer
Özdemir! Sırra ermiş, sır yüzlü bir adamdır. Onun
sazını ve sözünü ıskalayanlar ne kadar da
şansızdırlar. Üstattır o! Bir saz ve gönül
meleğidir. Ben onu sahnede gördüm. İçimdeki dağlar
eridiydi. Ben onu izledim, fazlalıkları aldı da
üzerimden bir tenden ibaret kaldım.
Sıla yüzlü güzel adam.
Hangi sanatçımız, hangi şairimiz bugüne kadar böyle bir
cümle kurabilmiştir: “Triko makinesinde müzik
öreceğim”. Ses ve gönül terbiyecisi olmuş, bizzat
kendisi bir halk olmuş, isyan yüzlü, lirik bir adam.
“Ta” ülkesinin asla yaşlanmayacak biricik saz
prensi o! Dinlenmelik ve seyirlik bir usta
olduğundandır yüreklerimizden aşk dumanı çıkardığı.
Büyü yüzlü bir adam. Dinlerken büyüleniyor coşku
denizinde kendinize doğru yüzmeye başlıyorsunuz. Bağlama
çalışına bağlanıyorsunuz. Adeta size mavi bir terapi
yapıyor, kalıcı bir gönül sarhoşluğunun ruhuna saplanıp
kalıyorsunuz. Hasret yüzlü bir adam. Mahzuni
yürekli bir adam. Sadece umuda doğru akan su gibi
bir gönlü vardır onun. Kendisine, sazına, sözüne ve
şiirlerine selam durup ve saygı duyduğum bu güzelim
sanatçımızı nasıl anlatabilirim ki?
Korkak
bir ağrı taşıyorsanız yüreğinizde Muzaffer Özdemir’i
dinlemeye, onu görmeye gidin. Sizi kendinize getirir,
insana dönüşürsünüz. Devrim yüzlü bir adamdır
o! Türküleriyle zalimlerin ve hainlerin uykusunu
kaçırır. Bektaşi yüzlü bir adam. Türkülerimizin
vicdanını taşıyan bu çile yüzlü adamı sevmemek mümkün
mü? Türkünün cumhuriyetini ilan eden bir virtüöz. O
otursa da biz hep ayakta dinlesek onu. Çok mızraplı, çok
parmaklı, çok gözlü, çok gönüllü, “düşlerimize
sığmayan” ateşini külde biriktiren, her türkü
söyleyişinde bizleri yakan, kendisi de yanan usta bir
adam. Herkese denmez ama Muzaffer Özdemir’e “merhaba
gönlüm” diye seslenebilirsiniz. Bağlamasıyla hep
nişanlı kalabilecek kadar türkülerimizin şövalyesi bu
adam. Kucağına sığdırdığı can meclisine canınız hep sağ
olsun demek geliyor içimden. Hem içine aşk kaçmış bir
ustaya soru sorulur mu hiç? Türkülerin macerasını
bizlere bilgelik katından sunuyor. Sevda yüzlü bir
türküyle koyun koyuna uyumaktan daha güzel bir şey var
mıdır? Çünkü her türkünün ayrı bir öyküsü vardır ve
bizlerle bu öyküleri en deruni şekilde paylaşan su
yüzlü kardeşim Muzaffer Özdemir’dir. Elleri
konuşkandır ustanın. Sanki dünya müziğini ellerinde
taşıyor. Bağlamayı dik tutması başını dik
tuttuğundandır. “Ben bağlamanın uykusunu kaçırdım.
Yatıyordu, ayağa kalktı” demesini nasıl da anlamlı
buluyorum. O bağlamaya insan muamelesi yaptığından mıdır
nedir, Muzaffer Özdemir’siz bir bağlama hasta
olup yataklara düşebilir.
“Konserlerimin
sonunda bana sunulan bütün alkışları benden önce yaşamış
olan ustalara hediye ediyorum” diyebilecek kadar da
yüksek gönüllüdür.
Mum
ile pervane arasından seslenir. Perde ve tel üzerinde
yürüyen bir trapezcidir. Bağlama evrensel bir evin
içinde yer alırsa bunu Muzaffer Özdemir’e
borçluyuz. Kelebek yüzlü adam. Yüreğinde sekiz
bin yılı birden taşımaktan onur duyan adam. O çoktan
kendini bulmuş. Bizlerse neyi aradığımızı bir türlü
bulamıyoruz. Muzaffer Özdemir ustaya gidelim
belki kendimizi onda buluruz.
Mest
ya da divane olur da kendimizle buluşuruz.
Nefes
yüzlü kardeşim seni anlatabilmek için gökyüzünden türkü
ve şiir kokan bir yıldız daha koparmam lazım.
Muzaffer Özdemir
ve müziği hep vardır ve olacaktır, gerisi boş bir
hikâyedir…" |
|
Engin Turgut/
Şair |
|
|
Muzaffer Özdemir’i
dünyaca ünlü caz ustaları keşfetseler, bu rengi, kendi
grupları içinde kullanabilmek için birbirleriyle
yarışırlar |
|
Bedri BAYKAM /
Ressam |
|
|
Bazı sanatçılar
vardır, onların sanatçı kimliğinden ziyade, ortaya
koymuş oldukları eserlerle ilgileniriz. Yıllar sonra
onların eserlerini hatırlasak bile, o eserlerin kime ait
olduğunu unutmuş olabiliriz. Diğer taraftan bazı
sanatçılar vardır ki, onlar kulaklarımızın duymadığı,
içimizde, ta derinlerde olan yaşamın ritmini ve
melodisini dışarı çıkarırlar. Böylece güncellikten
ziyade, gelecek nesillere uzanır onların sedası. İşte
onların hem sanatını, hem sanatçı kişiliğini asla
unutmayız. Tıpkı Muzaffer Özdemir’de olduğu gibi… |
|
KUBAT /
Müzisyen |
|
|
Müzik laboratuarının
deli profesörü, deneyler, icatlar, ritim, coşku, duygu,
yarattığın coşkunluğa selamlar. Senin deneylerin
gençlere sonsuz bir deniz gibi açılsınlar… |
|
Taner ÖNGÜR /
GRUP MOĞOLLAR |
|
|
Bağlama çalıyor,
herkes çalabilir. Ama o başka. Arif de şaşakalıyor o
çalarken, Yavuz da, Musa da “afferinliyor”, ahali de…
Ozan Muzo rüzgarı esiyor. |
|
Savaş AY /
GAZETECİ |
|
|
Sahnede on iki el,
yirmi dört bacak ve kocaman yürekli adam, seni kocaman
seviyorum. |
|
|
Cahit BERKAY /
GRUP MOĞOLLAR |
| |
| |
|